26 Oca Konya Bunu Hakediyor!
İİT Genel Sekreter Yardımcılığına seçilen Konyalı Musa Kulaklıkaya, Konya’nın talip olduğu İslami Dayanışma Oyunları ile ilgili konuştu. “Konyamız sahip olduğu değerlerle tüm dünyaya İslami değerlerin mesajını verebilecek cazibe merkezi konumundadır” diyen Kulaklıkaya, bu etkinliği Konya’nın hakettiğine vurgu yaptı
Musa Kulaklıkaya kimdir? Kısaca hayat hikâyenizden bahsedebilir misiniz?
1965 yılında Konya’nın Kadınhanı ilçesinde doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Kadınhanı’nda tamamladım. 1984 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünü kazandım. 1988 yılında fakülteden mezun oldum. Mezun olduktan sonra memuriyet hayatına Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünde işletme uzmanı olarak başladım. 1990 yılında Kastamonu kaymakam adayı olarakgöreve başladım. 4 yıla yakın çeşitli eğitim ve staj programlarına katıldım. 14 yıl Ülkemizin çeşitli il ve ilçelerinde vali yardımcısı ve kaymakam olarak çalıştım.2004 yılında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) başkan yardımcılığına 2007 yılında da TİKA başkanlığına görevlendirildim. 2011 yılında Türkiye’nin ilk Moritanya Büyükelçisi olarak atandım. 2014 yılı Haziran ayında Türkiye’ye döndüm; 27 Mart 2015’te ise İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörlüğü görevine başladım, 26 Mart 2019’da ise bu görevimi tamamladım. SESRIC’teki görevim sırasında; hükümetimiz tarafından İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreter Yardımcılığına aday gösterildim ve seçildim. 1 Temmuz 2019 itibariyle oradaki görevime başlayacağım. Evliyim; 1 kız, 2 erkek olmak üzere 3 çocuğum var. Arapça, İngilizce ve Fransızca biliyorum. Konya’nın Ankara ve dünyadaki etkinliği her geçen gün artmaya devam ediyor. Konya’dan çıkan, önemli görevlerde hizmet eden isimler, Konya’yı en iyi şekilde temsil etmeye çalışırken, bu isimler Konya’nın da gururu oluyor. Bu isimlerden biri de Musa Kulaklıkaya. Kadınhanı doğumlu olan Kulaklıkaya, büyükelçilik görevinde bulunan tecrübeli bir diplomat olarak biliniyor. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı’nda da önemli görevler üstlenmiş bir isim olan Kulaklıkaya, edindiği tecrübelerle ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi sürdürüyor. Son olarak hükümet tarafından İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreter Yardımcılığına aday gösterilen Kulaklıkaya, seçildiği bu göreve 1 Temmuz 2019 tarihi itibariyle başlayacak. Uluslararası İslami Dayanışma Spor Federasyonu tarafından düzenlenecek İslami Dayanışma Oyunları’na Konya talip olmuştu. Kulaklıkaya, “Konyamız sahip olduğu değerlerle tüm dünyaya İslami değerlerin mesajını verebilecek cazibe merkezi konumundadır” dedi

Büyükelçi olarak da görev yaptınız. Tecrübeli bir diplomat olarak Türkiye’nin dış politikadaki öncelikleri hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye çok uzun tarihi geçmişi olan, imparatorluk geçmişine sahip bir ülke. Bu itibarla dış politikasındaki önceliklerini bir yandan bu geçmişin kendisine yüklediği sorumluluklar, diğer yandan içinde bulunduğu coğrafya belirler. Uluslararası toplumun şerefli bir üyesi olarak kendi milli bekasını korumak Türkiye’nin en önemli önceliğidir.Tarihte birlikte yaşadığı gönül bağı olan çok geniş bir coğrafyada yaşayan bir çok kardeş halk ve toplulukların hukukunun garantörlüğü de ülkemizin omuzlarındadır. Bu itibarla bir çok mazlum halkın en önemli hamisidir Türkiye. Filistin davası gibi bütün İslam ümmetinin ortakmeselelerinde, azınlık konumundaki bir çok Müslüman toplulukların sorunlarında her zaman bir umuttur. Gücün ve güçlünün yanında yer alarakdeğil erdemli duruşla dünyadaki gelişmeleri takip edip gerekli tepkileri vermek, güçlünün değil haklının yanında yer almak en önemli ilkesidir. Soydaş ve akraba topluluklarımızın hak ve menfaatlerinin korunması yanında onların bekası ve kalkınması için çaba göstermek de ülkemizin başka bir dış politika önceliği. Kendi bölgesinde ve tüm dünyada barışın tesisi için katkı sağlamak, uzun yıllardır ülkemizin temel bir stratejisi olmuştur. Uluslararası ilişkilere, dünya barışına katkılarını gerek bireysel inisiyatifleriyle, gerek bölgesel ve uluslararası yapılar içerisinde sağlamak bir başka önceliğidir. BM’de, NATO’da, İslam İşbirliği Teşkilatı içerisinde kısaca her platform ve fırsatta gerekli katkılarını sağlayabilen bir ülke Türkiye.Dostlarımızı artırmak, düşmanlarımızı azaltmak başka bir önceliğimizdir. Stratejik ortaklıklarımız, komşularla sıfır sorun politikaları buna en güzel örneklerdir. Ortaklarımızı çeşitlendirmek ekonomik, askeri, ticari ilişkilerimizdeki muhtemel tıkanıklıkları aşabilmemiz için gereklidir. Bu itibarla NATO üyeliğimiz AB üyelik süreci Batı ile ilişkilerimiz için ne kadar önemli ise İslam dünyası ile, Türk dünyası il ilişkilerimiz bir o kadar önemli.

Musa Bey daha önce TİKA’da da görev yapmıştınız. Okuyucularımıza TİKA’nın faaliyet alanlarıyla ilgili bilgi verebilir misiniz?
TİKA, kariyer hayatımda çok önemli bir durak. TİKA; milletimizin hamiyetperverliğini gösteren bir kurum, ülkemizin uluslararası ilişkilerinde önemli bir yumuşak güç unsuru. TİKA esas itibariyle Türk milleti adına, dost ve kardeş ülkelere, kalkınma çabalarında destek sağlayan bir kurum. Ekonomik, kültürel, insani hemen her alanda ülkemizin göreceli üstünlüğe sahip olduğu alanlarda projelerle bu desteği sağlar.Sağlıktan eğitime, istihdamdan mesleki eğitime, tarıma, KOBİ’lere, ortak tarihi ve kültürel mirasın korunmasına kadar çok geniş bir alanda faaliyet gösterir. Başlangıçta Orta Asya ve Balkanlardaki dost ve kardeş ülkelerle sınırlı bir coğrafyada faaliyet gösterirken bu gün Ortadoğu, Afrika, Latin Amarikaya kadar.neredeyse tüm dünyaya yayılan projelerle diğer milletlere, insanlığa ülkemizin menfaatlerini ve çıkarlarını da gözeterek destekler vermeye devam etmektedir.

Şu anda İslam İşbirliği Teşkilatında görev yapıyorsunuz. İslam İşbirliği Teşkilatının kuruluş amacı nedir?
2015 Martından 2019 Martına kadar çalıştığım SESRIC İslam İşbirliği Teşkilatına(İİT) bağlı ülkemizde faaliyet gösteren bir merkezdi. İnşaallah 1 Temmuzdan itibaren de Teşkilatın genel merkezinde genel sekreter yardımcısı olarak göreve başlayacağım. İslam İşbirliği Teşkilatının kuruluş gerekçesi Kudüs ve Filistin davasıdır 1969’daİsrail’in işgali altında olan Kudüs’teki Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’nın kundaklanması üzerine İslam dünyası liderlerince, Mescid-i Aksa’nın onurunu ve hukukunu korumak maksadıyla 1969 yılında toplanan bir konferans sonrası kurulmuştur. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) (o zamanki adıyla İslam Konferansı Örgütü) bugün 57 üyesiyle BM’den sonra en büyük uluslararası kuruluştur. Her ne kadar ilk kuruluş gerekçesi Kudüs ve Filistin Davası gibi siyasi bir neden olsa da zaman içerisinde İslam dünyası için çok farklı alanlarda bir işbirliği platformuna dönüşmüştür. İİT, Üye ülkeler arasında politik, ekonomik, sosyal, bilimsel ve kültürel işbirliğini geliştirmek maksadıyla ekonomiden ticarete, sağlıktan eğitime, yoksullukla mücadeleden afet yönetimine, bilimden sanata birçok farklı alanda kendine bağlı kurum ve kuruluşlarla İslam dünyasına hizmet etmeye, İslam ümmetinin ortak sesi olmaya çalışmaktadır.

Bildiğimiz kadarıyla Uluslararası İslami Dayanışma Spor Federasyonu tarafından düzenlenecek İslami Dayanışma Oyunlarının organizasyonuna Konya talip oldu. Bu oyunların Konya’da düzenlenmesinin ülkemiz ve Konya’ya nasıl bir katkısı olur?
Konya daha önce de 2016 yılı için İslam Dünyası Turizm Başkenti idi. Bu sefer de İslam Dünyasının gençlerini, sporcularını bir araya getirecek bir anlamda İslam dünyası olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak olması ilimiz adına, ülkemiz adına sevindirici bir gelişme.2017 yılındaki bir önceki etkinliğe Azerbaycan’ın başkenti Bakü ev sahipliği yapmıştı. 57 İslam ülkesinden katılımın olacağı böyle bir etkinliğin Konya’mızın öteden beri gelen tanınırlığına ve bilinirliliğine ilave bir katkıda bulunacağına inanıyorum. Bu sayede binlerce kişi Konya’yı ziyaret etme ve şehrimizindeğerlerini yerinde görme imkânına sahip olacaktır. Konyamız sahip olduğu değerlerle tüm dünyaya İslami değerlerin mesajını verebilecek cazibe merkezi konumundadır. Böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapması durumunda, Konyamız sporda da marka bir kent olacak ve bu etkinlik bir çok spor tesisinin ilimize kazandırılmasına vesile olacaktır.

Son olarak bir Konyalı olarak Konya’nın uluslararası ilişkilerdeki etkinliği hakkında neler söylemek istersiniz?
Konya, ülkemizin ve İslam dünyasının göz bebeği. Yetiştirdiği, bağrında muhafaza ettiği insan kaynağı, tarım, sanayi başta olmak üzere ekonomik ve kültürel potansiyeli, her türlü övgüye layık kentleşme çabaları, kendi kendine yeten, kendi dinamiklerini en iyi şekilde değerlendiren bir il olarak, sahip olduğu 5 üniversite ile hem ülkemiz gençlerine hem de uluslararası öğrencilere ev sahipliği yapmasıyla ülkemizin uluslararası ilişkilerinde büyük önemi haizdir. Teşekkür Ederim…
RÖPORTAJ : ALAADDİN ALADAĞ
Sorry, the comment form is closed at this time.