Resimle Mutlu Oluyor, Mutluluğunu Yansıtıyor
370
wp-singular,post-template-default,single,single-post,postid-370,single-format-standard,wp-theme-bridge,bridge-core-1.0.5,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,transparent_content,qode-theme-ver-18.1,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,qode_header_in_grid,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.2,vc_responsive

Resimle Mutlu Oluyor, Mutluluğunu Yansıtıyor

Resim yapmayı bir hobiden öte kendisini rahatlatan, mutlu eden, günlük hayatın stres ve sıkıntılarından kurtaran bir çıkış yolu olarak gördüğünü ifade eden Ressam Osman Bolat, ilkokul yıllarında ilgi duymaya başladığı resim sanatını zaman içerisinde geliştirdiğini ve sürekli resim sanatıyla ilgilendiğini belirtiyor. Resim yapanları hayranlıkla izlediğini ve tablolara da hayranlıkla baktığını dile getiren Osman Bolat, amatör ressamlara da resim çizmekten korkmamalarını, yaptıkları çalışmalarda kendi düşüncelerini yansıtmaya çalışmalarını tavsiye ediyor. Ressam Osman Bolat, resim sanatına olan ilgisini ve ressamlıkla elde ettiği kazanımları Konya Yenigün Gazetesi’ne değerlendirdi.

Osman Bolat kimdir? Biraz hayat hikâyenizden bahsedebilir misiniz?

1971 yılında Selki-Hüyük’te doğdum. İlk ve orta eğitimimi köyümde, liseyi Beyşehir’de tamamladım. Yarım kalan bir üniversite maceram oldu. Askerlikten sonra 1994 yılından bu yana İstanbul’da yaşamaktayım. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Sizin resme olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı? Sizi resim yapma sanatına yönlendiren ne olmuştu? Resme olan ilgim ilkokul yıllarında başladı. Ortaokulda Oğuz Öner hocamın teşvikiyle biraz daha ilerlettim. Yıllar önce TRT 2’de çıkan Resim Sevinci programındaki Bob Ross üstadı izleyerek resmi daha çok sevdim programa denk gelip de izlemeden geçmeyen yoktur sanırım. Vitrinlerde ya da Konya’ya gittiğimde gördüğüm tablolara hayranlıkla bakardım.

Etkilendiğiniz veya örnek aldığınız sanatçılar var mı? En çok beğendiğiniz Türkiye’de ve Dünyada örnek aldığınız ve beğendiğiniz sanatçılar kimlerdir neden?

Resim yaparken çok mutlu oluyorum yorgunluğumu stresimi alıyor. Hele hele İstanbul gibi kargaşa, gürültü dolu bir şehirde yaşıyorsanız kafanızı boşaltmak için sizi mutlu eden şeylerle uğraşmanız lazım. Tabi yakınlarınızdan ve etraftan beğeniler aldıkça bu işe daha fazla yoğunlaşıyorsunuz ama benimki sadece amatörce bir uğraş, tek derdim kendimi mutlu etmek.

Ne tür resimler yapıyorsunuz? Felsefi olarak temanız nedir?

Resimlerinizin konusu seçerken faydalandığınız veriler nelerdir? Temalarınızı nasıl buluyorsunuz? Genelde köy hayatını, kırsal kesimi ve çalışan insanı çizmekten hoşlanıyorum sanırım çocukluğumun köyde geçmesi buna etken oluyor. Bir başkasının çizmiş olduğu tabloyu çalışmaktan ziyade kendi çektiğim fotoğraflardan, internette sevdiğim görsellerden çalışmak hoşuma gidiyor.


Güzel sanatlar okuyan öğrencilere ve resim alanında kendini geliştirmek isteyen kişilere vermek istediğiniz tavsiyeler ve ne tür önerilerde bulursunuz?

Suluboyada Hasan Kırdı, Ömer Muz, Orhan Güler, Berrin Duman gibi ressamları örnek alıyorum. Tabi ben hiçbir resim kursuna ve hocasından eğitim almadım. Kendi kendime yapabildiğim kadarıyla resim yeteneğimi geliştirdim.

Resim çizmek sizin için ne ifade ediyor? Temel bir hayat ihtiyacı diyebilir miyiz?

Sizce iyi bir ressam olabilmenin olmazsa olmaz kuralları var mıdır? Her işte olduğu gibi resim yapmak da önce onu sevmekle başlar. Sevgi varsa gerisi çok basit, biraz da eğitim aldın mı yetiyor. Resimle uğraşan arkadaşlara tek tavsiyem çizmekten korkmayın sürekli çizin, gördükleri her objeyi konuyu anı olayı resmedin.


İleride resimle ilgili gelmek istediğiniz nokta neresidir?

İlerde köyüme bir kütüphane açmak ve köydeki çocuklara resim eğitimi vermek en büyük hayalim.

Yakın zamanda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yeni bir proje veya sergi var mı?

Şu anda elimde 30 küsur eser var. İstanbul’da yeni açılacak olan metro hattının istasyonlarından birini eserlerimle donatmak istiyorum. İş yerimde uygun görürse (aynı zaman da Metro İstanbul’da çalışıyorum) insanların boş duvarlara bakmaktansa güzel bir manzaraya, tarlada çalışan bir kadına veya onları çocukluğuna götürecek bir tabloya bakmaları daha iyi olur.

RÖPORTAJ : ALAADDİN ALADAĞ

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.