27 Oca Tabiatı Keşfetti, Resme Yöneldi
Resim konusunda herhangi bir eğitim almamasına karşın tabiata olan merakıyla küçük yaşlarda resim çizmeye başlayan Büşra Öğüt, bugün resim sanatı adına güzel işlere imza atıyor. Küçüklüğünde ağaçlara, taşlara resim çizerken bugün duygularını tuvallere yansıtan Öğüt, özellikle tabiatı resmetmeyi çok önemsiyor. “Doğada çizim yapmak bana özgürlüğü hissettiriyor” diyen Öğüt, doğal boyalarla bu özgürlüğü renklendiriyor. Ayrıca çamurdan heykeller yaparak, bu alanda da kendini gösteren Öğüt, şimdilik bu çalışmaları sosyal medya hesaplarında paylaşsa da, seri projelerini albümde toplamayı da hedefliyor. Resim ve heykel üzerine önemli açıklamalarda bulunan Öğüt, ortaya koyduğu he eserin kendince değerli olduğunu söylüyor.
Büşra Öğüt kimdir. Biraz hayat hikâyenizden bahsedebilir misiniz?
1998 yılında Burdur Ağlasun’da, hayvancılık ve çiftçilikle geçinen ailemin 4. çocuğu olarak dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi örgün eğitim olarak tamamladıktan sonra lise eğitimimi Açık öğretim lisesinde tamamladım. Daha sonrasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nü kazandım ve şimdi burada 3. Sınıf öğrencisiyim. Resim ve grafik alanında çalışmalar yapıyorum.

Resme olan ilginiz nasıl başladı Kendinizi nasıl keşfettiniz?
Kendimi bildim bileli bulduğum her boş alana bir şeyler karalamaya çalışarak büyüdüm. Çevremde gördüğüm şeyleri inceleme ve onları çizerek daha iyi anlama arzusu vardı hep. Fakat bütün ilgimi resme yönlendirmem Açık öğretim lisesine geçmemle oldu, eğitim hayatımdaki bu değişiklik benim doğayla ve kendimle iç içe daha fazla vakit geçirmeme olanak sağladı. Bunun sonucunda hem kendimi hem de doğadaki sanatı tanımaya ve anlamaya başladım. Bunun ardından çizim yapmaya ve kendimi bu konuda geliştirmeye karar verdim.
Resim sanatı ile ilgili bir eğitimiz aldınız mı?
Resim konusunda herhangi bir eğitim almadım. Çevremde gördüğüm şeyleri çizmek zamanla çizimimi ve bakış açımı geliştirmemi sağladı.

Ağaçlar, taşlar kısaca doğa üzerine resim yapma fikri nasıl ortaya çıktı?
Küçüklüğünden beri dağda keçileri otlatırken etrafımda gördüğüm taşlara çizim yapardım. Hangi taşın ya da otun ne renk vereceğini bu zamanlarda deneyimleyerek öğrendim. Yanımda kağıt kalem olsa dahi taşlara ve ağaçlara çizim yapma isteği oluşmaya başladı artık içimde. Resim yapmak ya da yansıtmak istenilen şeyleri ortaya koyabilmek için dışarıdan bir şeye ihtiyaç olmadığını, çevremde bulunan materyallerle de bunu yapabileceğimi fark ettim böylelikle. Doğada çizim yapmak bana özgürlüğü hissettiriyor.
Ne tür resimler çiziyorsunuz? Şu ana kadar ağaçlar, taşlar ve eşyalar üzerine ne kadar çizim yaptınız?
Genellikle portre çizimi ağırlıklı olmasının yanında çizim yapacağım nesneye ve alana ne uygunsa ona göre çizim yapıyorum. Üzerine çizim yaptığım bir objenin de çizimi anlam olarak desteklemesi gerektiğini düşünüyorum. Benim için çizdiğim resimle birleşmesi gerekir üzerine çizdiğim obje. Bundan farklı olarak ise toplumsal olaylar hakkında fikrimi ya da duygularımı ifade etmek istediğim çizimler de bulunuyor. Yaptığım çalışmalar için net bir sayı verebilmem mümkün olmuyor çünkü neredeyse her gün bir yerlere çizim yapıyorum ve pek çoğu doğada zamanla kayboluyor.

Doğal boyaları ve objeleri elde ediyorsunuz? Bu konuda hakkında neler söylerseniz?
Doğayı keşfetmeye başladıkça deneme yanılma yöntemiyle pek çok rengi doğadan elde edebileceğimi fark ettim. Kırmızı renk için testi ya da kiremit kırıklarını, siyah renk için odun kömürlerini, yeşil ve tonları için otları, mavi ve sarı için çeşitli çiçek yapraklarını, beyaz için ise taş tozlarını kullanıyorum taş üzerine yapacağım çizimlerde.

Bildiğim kadarıyla çamurdan da heykeller yapıyorsunuz? Neler söylemek istersiniz?
Heykel yapmak da benim için bir tutku, bunların çamurdan ya da ağaçlardan oluşuyor olması çevremde bunların var olmasından ve benim bunlara şekil verme arzusu içerisinde olmamdan kaynaklanıyor. Bazen hayvanları otlatırken rastladığım bir su birikintisinden çamur elde edip bundan heykeller yapıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor.

Sizin en çok yaptığınız resim ve heykellerden hangi daha çok hoşuna gidiyor. En çok hoşunuza giden bakmaya kıyamam dediğiniz bir eseriniz var mıdır?
Yaptığım çalışmalardan beni en çok etkileyen ve her baktığımda farklı hislere kapıldığım çalışmam Van Başkale’de yaşanan çığ felaketi için yapmış olduğum çalışmamdır. AA muhabiri Özkan Bilgin’in fotoğrafladığı bir karede bir askerimizin çığ altında şehit olan silah arkadaşının yeleğine baktığını gördüğümde çok etkilenmiştim. Bu fotoğrafı dağdaki bir taşa resmederek verilen mücadeleyi ve kaybettiğimiz canları anmak istedim.

Resimlerinizi ve heykellerinizi sosyal medyada paylaşıyorsunuz. Hem sosyal medya kullanıcılarından ve sosyal medya kullanmayan insanlardan çalışmalarınıza gelen tepkiler nelerdir?
Yaklaşık 8 yıldır çalışmalarımı sosyal medya üzerinden paylaşıyorum. Gelen geri dönüşler hem kendimi geliştirmemi hem de motive olmamı sağlıyor. Beğenilerini ve de eleştirilerini ifade ediyorlar genellikle, yaptığım işe böyle geri dönüşler alabilmek beni mutlu ediyor.

Son olarak yaptığınız çalışmalarınızı bir kitap veya albüm haline getirmeyi düşünüyor musunuz?
Seri olarak taş çizimlerinden oluşacak bir çalışma yapmayı düşünüyorum ilerleyen süreçlerde. Bu seri çalışmamı bitirdikten sonra albüm haline getirmeyi düşünüyorum.
RÖPORTAJ: ALAADDİN ALADAĞ
Sorry, the comment form is closed at this time.