27 Oca Afrika’ya İslam Mührü Vurdu
Asırlar boyunca 3 kıtada hakimiyet gösteren Osmanlı Devleti, hem döneminin hem de dünya tarihinin en güçlü devletlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Gittiği her yere medeniyet götüren Osmanlı Devleti’nin izleri ise günümüzde hala görülebiliyor. Çok fazla gündeme gelmese de Osmanlı Devleti, Afrika’da da önemli bir iz bırakmış durumda. Bu konuda çalışmalar yapan Halim Gençoğlu, Afrika’daki Osmanlı mirası konusunda uzmanlaşan biri olarak, Osmanlı’nın buradaki etkileriyle ilgili önemli bilgiler verdi. Özellikle Ebubekir Efendi’nin Afrika bölgesinde önemli çalışmalar yürüttüğüne dikkat çeken Gençoğlu, “1863 yılından 1880 yılına kadar Güney Afrika’da muazzam çalışmalara imza atan Ebubekir Efendi Afrika’ya Türk-İslam mührünü vurmuş bir tarihi şahsiyetimizdir” dedi.
Halim Gençoğlu kimdir?
Halim Gençoğlu Türkiye’de çeşitli sahalarda eğitim aldıktan sonra 2009 yılında Sömürge tarihi ve Afrika’da Osmanlı mirası hakkında uzmanlaşmış bir Türk tarihçisidir diyebilirim. İhtisasımı tamamladığım Cape Town Üniversitesi’nde Afrika Kimliği ve Kültürü dersleri veriyorum.

Ebubekir Efendi kimdir? Bizlere Ebubekir Efendiyi anlatabilir misiniz?
Emcedizadelerin belki eneşhur şahsiyeti Müderris Ebubekir Efendi 1814 yılında Şehrizor’da doğmuş kökenleri Kureyş ailesine dayanan bir Osmanlı alimidir. Gençlik yıllarını Erzurum’da yaşadı. Güney Afrika’da Müslümanlar arasında vuku bulan bazı ihtilafları çözmek maksadıyla Ümit Burnu’na gönderilmişti. 1863 yılından 1880 yılına kadar Güney Afrika’da muazzam çalışmalara imza atan Ebubekir Efendi Afrika’ya Türk-İslam mührünü vurmuş bir tarihi şahsiyetimizdir.
Ebubekir Efendiyi Afrika’da İslam’ı ihya eden âlim olarak biliniyor. Ebubekir Efendinden bu yana Güney Afrika Müslümanların durumu nedir?
Ebubekir Efendi eğitim alanında Güney Afrika’da bir çığır açmıştır. Öğrencilerini onların anadilinde yetiştirmek için Afrikaans lisanını öğrenip o dilde onlara bir tefsir kaleme almıştır. Bu hakikaten büyük bir özverinin yanında çok büyük bir fedakarlıktır. Güney Afrika Müslümanları onun sayesinde mezhep farklılıklarını ve İslami kurallara göre giyim kuşamı öğrendi. Tam manasıyla helal-haram kavramlarını Güney Afrika Müslümanlarına Ebubekir Efemdi öğretmiştir.

Ebubekir Efendiyi Türkiye’de tanıtmak ve bilinmesi için bir faaliyet veya tanıtmak için bir çaba gösteriliyor mu? Bu konuda neler yapılmalıdır?
Ne yazıkki şimdiye kadar hiçbir faaliyet yapılmamıştır ve halen yapılmamaktadır. Ne bir okula ne de bir camiye ismi verilmiştir. Bunun yegane sebebi Ebubekir Efendi adına icraat yapacak kurumlarımızdaki yetkililer onu anlamaktan acizdir. Ebubekir Efendi Türkiye’nin Afrika’daki medarı iftiharı olarak diplomatik ilişkilerde kullanılması gereken bir kozumuz olmalıdır. Başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere Dış işlerinini yetkili kadroları Ebubekir Efendi için paneller, konferanslar düzenlemeli, tanıtım kitapları basmalıdır. Düşünün bu konuda tek somut faaliyet Cape Town Belediyesi ile Erzurum Belediyesinin bastırmış olduğu kitapçıktır. Takriben 30 yıldır Güney Afrika’da mevcut olan Türkiye büyükelçiğimizin yetkililerinin Ebubekir Efendi adına hiçbirşey yapmamış olmaları ise son derece üzücü olduğu kadar bu konuda nerede durduğumuzu ortaya koymaktadır.. Başka devletler sahte kahramanlarına film yapıp tanıtırken biz toplumlara nizam vermiş gerçek kahramanlarımızı tanıtmakta aciz kalıyoruz. Ben Güney Afrika’da Ebubekir Efendi’nin isminin beş ayrı müzede tanıtılması için Osmanlıca belgeleri İngilizceye çevirerek programlarında tanıtılmasını sağladım. Halen üniversitemizin kütüphanesinin özel koleksiyonunda Ebubekir Efendi’ye ait bulunan yazmalar ve belgeler öğrencilerin hizmetine sunulmuş durumdadır. Maksadım bu tarihi malzemenin yeni çalışmalara ilham vermesidir.

Ebubekir Efendi hakkındaki resmi çabalar ne durumdadır?
Bildiğim tek şey Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika’daki Osmanlı mirasına ve Ebubekir Efendi’nin aziz hatırasına çok hürmet gösterdiğidir. Birçok konuşmasında Ebubekir Efendi’nin Afrika’daki hizmetlerinden bahsetti. Fakat arzettiğim gibi kurumların başlarına getirilen iş bilmezler yüzünden bir arpa boyu yol alamadık.

Türkiye-Günay Afrika ilişkileri ne durumdadır?
Güney Afrika eski bir İngiliz sömürgesi olmasına rağmen Nelson Mandela’nın uzun seneler mücadelesinde sonra özgür ve demokratik bir devlet olmayı başarmıştır. Osmanlı dönemindeki tarihi ilişkilerimiz göz önünde tutulduğunda Güney Afrika-Türkiye ilişkilerinin henüz ideal seviyeye ulaşmadığını söylemek icap eder. Fakat buna rağmen bu son 15 yılda Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan döneminde iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi münasebetlerin rayına oturduğunu söylememiz gerekir.

Türkiye Günay Afrika ilişkileri artırtmak için neler yapılıyor veya neler yapılmalıdır?
Güney Afrika Cumhuriyeti Afrika’nın ekonomik olarak en gelişmiş ülkesi olup yaşlı kıtanın Avrupa’ya açılan kapısıdır. Yapılması elzem olan tarihi ilişkilerimize dayanarak Afrika’da farkımızı ortaya koymaktır. Şöyle arzedeyim, adamlar İslam dünyasını nifak tohumları eken Lawrence’i müzelerde sergileyip filmlerinde kahraman diye dünyaya izletiyorlar. Biz ise renk-ırk ayırmadan Ümit Burnu’nun evlatlarına umut olan, Afrika’ya Türk-İslam mührünü vuran bir şahsiyetimizi, Ebubekir Efendi’yi kendi milletimize dahi tanıtamadık. Ebubekir Efendi adına en azından Cape Town’da bir anı evi yapabilirdik. Onun ismini taşıyan bir cami inşa etmek Türkiye Cumhuriyeti olarak bir vefa borcudur diye düşünüyorum.

Ayasofya’nın Camii olarak yeniden açılması konusunda Güney Afrika’da nasıl bir tepki oluştu?
Ayasofya şehr-i İstanbul’un fethinin sembolü olarak Güney Afrika Müslüman dünyasında takdir ve sevinçle karşılandı. Bana da bazı yerel radyolarda bu konu sorulduğunda bunun tarihi önemini izah etmiştik. Güney Afrika İslam dünyası Osmanlı Devleti’nin hizmetlerinden ötürü Türkiye’ye karşı muhabbet beslemektedirler. Diriliş Ertuğrul gibi dizilerin de Güney Afrika’da çok sevilmesinin bir sebebi de bu olsa gerek.

Güney Afrika’daki Osmanlı ve Türkiye izleri nelerdir?
Bu sualinizin cevabını yazdığım 4 kitabıma sığdıramadım. Camiler, mektepler, mezar taşlarımız yeter de artar bile. Vatandaşlık almaya çalıştığımız Osmanlı torunları var. Yazma eserlerimiz var. Fakat bunları muhafaza edecek ciddi kadrolara ihtiyacımız var. Mesela Cape Town’da bulunan Bo-Kaap müzesinin Ebubekir Efendi’den başka bir Osmanlı alimine ait olduğunu kanıtladığım bir makalem üzerine Güney Afrika Müzeler müdürlüğü benle irtibata geçti ve aylarca yaptığımız çalışmalarla o Malay müzesini bir Osmanlı müzesine çevirdik. Tüm Afrika’da Türk bayrağının sergilendiği tek müze Bo-kaap müzesidir. Elhamdulillah bunun gururu bize yeter.

Ebubekir Efendi dışında tanıtılması bilinmeyen ilim-irfan insanlardan biraz bahsedebilir misiniz?
Bunları çalışmalarımda ortaya koydum. Mahmud Fakih Efemdi, Pilot Rüştü Bey, Başkonsolos Remzi Bey, Dr. Muhammet Şükrü Efendi İstihbaratçı Mahmud Haşim Paşa, ya da Güney Afrika’nın ilk Müslüman kadın doktoru Havva Hayrünnisa Hanım Türkiye’de bilinmesi gereken Güney Afrika tarihine damgasını vurmuş Türk şahsiyetlerdir. Mezarını yeni bulduğum büyük şair İsmail Afrika’nın da Türk olduğunu tespit ettim. Yakında onu da Güney Afrika camiasına tanıtacağım inşallah. Gayret bizden takdir Allah’tandır.
RÖPORTAJ:ALAADDİN ALADAĞ
Sorry, the comment form is closed at this time.