Hedef İdealist Gençlik!
257
wp-singular,post-template-default,single,single-post,postid-257,single-format-standard,wp-theme-bridge,bridge-core-1.0.5,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,transparent_content,qode-theme-ver-18.1,qode-theme-bridge,disabled_footer_bottom,qode_header_in_grid,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.2,vc_responsive

Hedef İdealist Gençlik!

Anadolu Mektebi Yazar Okumaları, erdemli, ilkeli, araştıran-sorgulayan nesillerin yetişmesine katkıda bulunuyor. Anadolu Mektebi Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sami Güçlü, temel amaçlarının yerli, milli ve manevi değerleri benimseyen, büyük bir idealin sahibi olacak gençleri yetiştirmek olduğunu söyledi .

Sami Güçlü kimdir? Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

1950’de Konya/Sarayönü’nün Kuyulusebil köyünde doğdum. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdim. Akademik hayata Sakarya Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nde başladım. İngiltere Leicester Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundum. 1989’da doçentlik, 1995’te de İktisat Politikası Anabilim Dalı’nda profesörlük unvanını aldım. 54. Hükümette Başbakanlık Başmüşaviri olarak çalıştım. İTÜ Sakarya Mühendislik Fakültesi ve Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Üyesi, Dekan Vekili ve Yardımcısı, Senato Üyesi, Bölüm ve Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptım. AK Parti’nin Kurucu üyelerinden biri oldum. 22 ve 23. Dönemde Konya Milletvekilliği; 58 ve 59. Hükümetlerde de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı görevinde bulundum. 2011’de tekrar Sakarya Üniversitesindeki görevime döndüm. Şimdi ise en büyük uğraşım Anadolu Mektebi… Konya’nın yetiştirdiği önemli insanlardan biri de Prof. Dr. Sami Güçlü. İktisadi ve idari bilimler alanında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Sami Güçlü, 54. Hükümette Başbakanlık Başmüşaviri olarak çalıştı ve AK Parti’nin Kurucu üyelerinden biri oldu. 58 ve 59. Hükümetlerde de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı görevinde bulundu. 2011’de Sakarya Üniversitesi’ndeki görevine dönen Güçlü, Anadolu gençliğini başarılarla geleceğe taşımak için  Anadolu Mektebi’ni kurdu. Anadolu Mektebi Yazar Okumaları’nın “Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan, Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesine katkı sunmuş yazarların tüm eserlerinin ve yazar hakkında yazılmış seçkin eserlerin okumasını, okunan her eser hakkında değerlendirme yazısı yazılmasını, eserlerin en az yarısı okunduktan sonra bir konu seçilmesini, seçilen konuda bir konuşma metni hazırlanmasını, düzenlenen panel programlarında hazırlanan metnin sunulmasını amaçlayan bir yazar okuma faaliyetidir” diyen Prof. Dr. Sami Güçlü, Anadolu Mektebi yazarlarının yerli, milli, manevi ve evrensel değerlere sahip, bu değerler temelinde hayatlar süren ve bu değerleri topluma telkin edenlerden seçildiğine dikkat çekti.

“Anadolu Mektebi Yazar Okumaları”, nasıl bir sistem üzerinde yürüyor, bu fikir nasıl ortaya çıktı?Projenin gelişiminde kimlerin katkıları oldu?

Projenin gelişiminde kimlerin katkıları oldu? İsminden de anlaşılacağı üzere bu çalışma, bir yazar seçip okuma faaliyetidir; kitap okuma projesi değil… Belirlenen yazarın tüm eserlerini ya da eserlerinin önemli bir kısmını öğrencilerimize okutmayı hedefliyoruz. Bugün için hitap ettiğimiz kitle, lise ve üniversite öğrencileridir. Seçilen yazarın kitaplarının hepsini ya da önemli bir kısmını ayrıca o yazar hakkında yazılmış belli başlı eserleri okuyan öğrencimiz, öncelikle o yazarda en çok dikkatini çeken bir tarafı konu olarak seçmektedir.Daha sonra seçtiği konu ile ilgili bir metin hazırlamakta ve düzenlenen panellerde o metin üzerinden bir sunum gerçekleştirmektedir. Kaba hatları ile sistemimiz bu minval üzere yürümektedir. Esasında bir yazarın bütün kitaplarını ya da kitaplarının önemli bir kısmını okuma yöntemi kendi hayatımda uyguladığım ve çok faydalandığım bir yöntemdi. Üniversitede fiilen hocalık yaptığım dönemlerde de başarılı öğrencilerle benzeri okumalar yaptığımız oluyordu. Ancak çalışmamızın şu haliyle şekillenmesi, 2012’de Sakarya Üniversitesinde okuyan 12 öğrenciyle başladı. O zamanlar bu faaliyetin bir ismi yoktu; okuma grubu olarak niteliyorduk kendimizi. Sakarya’dan sonra Bolu, Kocaeli, Çorum ve Aksaray’da da okuma grupları oluşturuldu. Asıl bereket 2015’te gerçekleşti. O yıl Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u okumaya karar verdik. O yıla dek üniversitelerde faaliyet gösteriyorduk. Milli Eğitim Bakan Yardımcımız Sayın Orhan Erdem’in “liselerde de bu çalışmayı uygulayalım” teklifi ile illerimizde hızlı bir artış oldu. Kısa sürede 18 şehirde çalışmaya başladık. 2016’nın Mart ayında Aksaray’da düzenlediğimiz bir panele dönemin Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı da katılmıştı. Sayın Avcı’nın bu faaliyet 18 ilde değil, 81 ilde uygulanmalı minvalindeki sözleri üzerine, yeni iller de dahil oldu. Aynı yılın Mayıs ayında çalışmamıza “Anadolu Mektebi” ismini verdik. Ekim ayında da Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokol imzalayarak Bakanlığın resmi programına da girmiş olduk. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, belediyeler ve üniversiteler de bize destek vermektedir. Temel amacı yerli, milli ve manevi değerleri benimseyen, doğru sözlü olmayı ve çalışmayı karakter haline getiren, aile bireyleri ile iyi ilişkiler içerisinde olan ve büyük bir idealin sahibi olacak gençler yetiştirmek olan bu çalışmaya gönüllü olarak destek veren pek çok birey ve kurum/kuruluştan söz etmek mümkündür.

 

Bugüne kadar “Yazar Okumaları Projesi” kapsamında hangi yazarlara yer verildi? Yazar seçiminde ölçüleriniz nelerdir?

Anadolu Mektebi’nin Hocası olarak nitelediğimiz yazar ve şairlerin, Cumhuriyet dönemi Türk klasikleri olarak kabul edilmiş, Türk dilini yerinde ve doğru kullanan, edebi niteliği haiz eserler veren, yerli, milli ve manevi değerlerle barışık ve bu değerleri benimseyen isimler olmasına dikkat ediyoruz. Seçtiğimiz yazarlar edebiyat camiasının ve toplumun kahir ekseriyeti tarafından kabul edilmiş isimlerdir. Şimdiye kadar belirlemiş olduğumuz bir yazar listemiz var elbet. Sırasıyla öğrencilerimize onları okutmayı hedefliyoruz. Tabi elimizdeki listeyi “değişmez, ekleme ve çıkarma yapılamaz” olarak nitelemiyoruz. Gelecek her türlü öneriye açık olduğumuzu da her fırsatta belirtiyoruz. Yazarlarımız da okuma sırasına göre şu isimlerden oluşuyor:  Mustafa Kutlu, Tarık Buğra, Cengiz Aytmatov, (Dördüncü yazar dört isimdir. Burada isteğe bağlı bir şekilde o şehirdeki grubumuz istediği yazarı okuyabilir. Bu yazarlar; Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cengiz Dağcı ve Samiha Ayverdi’dir), Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Akif Ersoy, Sezai Karakoç, Cemil Meriç ve Nurettin Topçu’dur.

“Anadolu Mektebi”ne hangi şehirlerdeki gençler katkı veriyor? Bu halkayı daha da genişletmek istiyor musunuz?

Ülkemizin dört bir yanından20’nin üzerinde şehrimizde Anadolu Mektebi faaliyet göstermektedir. Edirne’den Gaziantep’e, Rize’den Konya’ya kadar… İki bine yakın öğrencimiz var. Yeni illerden davet aldığımız da oluyor. Yetişebildiğimiz kadarı ile yeni şehirlerimizi de dâhil edebiliriz. 
Geçtiğimiz günlerde “Anadolu Mektebi” öğrencilerinden oluşan bir grubun katıldığı bir Rumeli gezisi düzenlediniz. Bu gezilerdeki amacınız neydi? Geziler bundan sonra da devam edecek mi?

Balkan coğrafyası, Anadolu’nun ayrılmaz bir parçasıdır. Ecdadımızın beş asır sancağını dalgalandırdığı o toprakları, oralardaki soydaş ve dindaşlarımızı elbette kendimizden ayrı göremeyiz. Konya ve Kosava’nın, Saraybosna ile İstanbul’un nazarımızda yeri çok farklı olmamalı. Nitekim o coğrafya, her türlü kültürel ve siyasi bağlarımızın yanı sıra Anadolu Mektebinin hocaları olan Mehmet Akif ve Yahya Kemal’in de ata yurdudur. Bu sebeple Anadolu Mektebi mensupları için bir kat daha fazla önemi haizdir. Gezilerin bundan sonra devamı olur mu, onu süreç ve bize sunulan imkânlar gösterecektir.

“Yazar Okumaları Projesi” kapsamında 26-28 Nisan 2017 tarihleri arasında Konya’da da Mustafa Kutlu’yla ilgili bir etkinlik düzenlemiştiniz. Bundan sonraki süreçte “Anadolu Mektebi”nin Konya’da yeni bir çalışması olacak mı? 

Belirttiğiniz tarihlerde Konya’da 21 ilden 92 konuşmacı öğrencinin olduğu 23 farklı merkezde “Hikâyemizin Yarım Asırlık Yerli Sesi Mustafa Kutlu” başlıklı programlar gerçekleştirdik. 3 gün süren bu program, belki de ülkemizde hâlihazırda hayatta olan bir yazar hakkında yapılmış en kapsamlı etkinlikti. Bu sebeple zikrettiğiniz bu programın hem Konya için hem de Türk edebiyatı için çok önemli bir yere sahip olduğunu özellikle belirtmek istiyorum.  Konya, Anadolu Mektebi’nin en canlı olduğu illerden biri… Üniversite ve lise öğrencilerinin birlikte olduğu, işbirliği içerisinde uyumlu bir şekilde faaliyet gösterdiği bir şehir… Konya Grubu, şehrin önemli sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşları ile de iyi bir iletişim içerisinde… Mustafa Kutlu programlarından önce, farklı zaman dilimlerinde ve farklı merkezlerde milli şairimiz Mehmet Akif’le alakalı 19 panel icra etti bu grubumuz. Şimdi de Tarık Buğra okuyorlar… Bildiğiniz gibi Tarık Buğra Akşehirlidir, yani Konyalıdır. Vakti geldiğinde Konya grubu bu yazarımızla ilgili de faaliyetler düzenlenecektir.

Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim.

Ben de size teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

RÖPORTAJ: ALAADDİN ALADAĞ

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.